İngiltere'de Sussex vilayetinde 2 gün önce muhteşem bir festival oldu...
Efsaneler ve şimdiki pilotlar pistteydi.. İngiliz seyirciler unutamayacakları bir gün yaşamış gibi..
Bir kaç fotoğraf burada ama devamı ise burada..
RedBull'un geçen yılki aracı RB5'in koltuğunda ne Webber, ne de Seb var...Bu Kez Adrian Newey Pistte..
Buz Adam Senaryosu..
Posted by tayf.. | Posted in formula 1 , kimi raikkonen | Posted on 01:24
Formula 1'de bu aralar Padoğun en çok konuşulan olayı Raikkonen... Sezonun ortalarına geldiğimiz şu günlerde takımlar 2010 sezonunu düşünmenin yanı sıra 2011 sezonu planlamalarına da başlıyorlar... Lotus araç geliştirmeye başladı bile.. Diğer takımların planları genellikle pilotlar üzerine.. Bir şampiyon Kimi Raikkonen'de dedikodular arasında. Sezon başında dönecek mi yoksa dönmeyecek mi diye tartışırken, şimdilerde hangi takıma gelecek soruları soruluyor.. Yani Buz Adam dönüyor.. Elbette dönmeden kesin birşey söyleyemeyiz ama konuşulanlar döneceği yönünde.. Ferrari, Alonso ve Massa ile devam ediyor 2011'de... Bir ara Massa yerine Kimi konuşulmuş olsa da Ferrari geçtiğimiz günlerde 2012 sonuna kadar Massa ile devam dedi..



Bir Cadde pisti daha... Avrupa GP'si...
Avrupa GP'si genellikle güzel yarışlara sahne olur.. Geçen yıl Brawn GP ile Barrichello kazanmıştı.. Yarışa damga vuran olay ise Hamilton'un liderliği kaybetmesine mal olan pitstop'u idi... 57 turluk muhteşem mücadele Pazar Günü Saat 15:00'da TRT 1 ekranlarında olacak...
Biz de bu güzel haftasonunu yerinde takip etmek için yaklaşık 2 saat sonra yola çıkıyoruz.. Rota önce Madrid oradan da Valencia..
Görüşmek üzere....
Fransız Zidane ve Arjantinli Veron.. Arjantin-Yunanistan maçının son bölümlerini izlemek gerçekten keyifliydi.. Birçok futbolseverin unuttuğu Veron'u yeniden hatırlattığı Maradona'ya teşekkür ediyorum.. Gelelim Zidane'a.. İkisini'de sahada izlemekten keyif alırdım, alırım.. Bir dönem Veron'u Zidane'a benzetmişlerdi.. Ben fazla benzetmezdim ama dediğim gibi 2'sini de sahada görmek hoşuma giderdi, gidiyor.. Zidane'nın o ince bileği ve Veron'un o bazuka şutları.. Futbola güzellik katan iki insan.. Bugünlerde biri Dünya Kupası Finali'nde attığı o kafa ve ardından gelen kırmızı kartla hatırlanıyor diğeri ise şampiyonluk yolunda emin adımlarla ilerleyen Arjantin denince akla geliyor.. Şimdi gelelim nerden aklıma geldi Zidane, Veron.. Akşam üzeri karşılaşmanın ardından bizim bi arkadaş var Alican, onunla maçın kritiğini yaparken konuştuk.. Neydi dedi Zidane, Veron...
En son karşılaştıkları maç da 2003 Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali imiş... Real Madrid - Manchester United... Çok iyi hatırlamıyorum.. İlk maçta oynamamış Veron. Madrid evinde 3-1 almış maçı. 2.maçta 63 dakika oyunda kalmış Veron.. Maçı Manchester 4-3 almış.. Tabi turu Madrid atlamış.. Madrid'in 3 golünü de Ronaldo atmış... Sahi, Ronaldo oynardı o zamanlar... (: Şimdilerde futbolsever onu da unutuyor.. Selam olsun O Fenômeno'ya...
Kanada GP'si 1 yıllık aranın ardından yeniden başlıyor... Tam hareketlilik bildiğiniz gibi perşembe günü başlıyor ama biz startı 2 saat sonra yani 06:00'da başlatıyoruz... Kanada'ya karşı hep bir sempatim olmuştur yarış dışında... Orada yaşayan çok kişi tanıyorum belki de onlar ve anlattıklarındandır.. Kanada yolculuğunun güzel yanlarından biri gittiğimizde 7 saat kazanıyor olmamız..(:
Montreal'in pistini de ayrı bir severim... Hızlı bir pist ve duvarlarla çevrili hataya yer yok... 2008'deki yarışta Peter Sauber'in ekibi duble yapmıştı.. Kubica 1, Heidfeld 2 idi. Biri şimdi Renault'da diğeri Mercedes test pilotu... F1'in çok çabuk değiştiği bir kez daha gözler önünde (:
Şimdilik benden bu kadar... Önce Almanya'ya ordan da Kanada'ya olmak üzere 13 saatlik bir yol var önümüzde... Fırsat buldukça yazmaya devam edeceğim ama işten arta kalan zamanı pc başında geçirmek istemiyorum.. (:
Güzel bir de şarkı olsun...
Sonunda söylediğim oldu.. Kolay kolay vazgeçilmez Webber'den... RedBull kontratı 1 yıl daha uzattı Webber'de... Tamam Vettel genç ve yetenekli, takımın onun üstüne oynaması doğru bir karar ama Webber'de vazgeçilecek bir pilot değil.. Bu sene de şampiyon olursa kimse şaşırmasın.. Adrian Newey öyle birşey yapmış ki, beni koy ben bile kazanırım :P (hepimizde vardır biraz, ben olsam...)
Kardeşim bu Ray Allen insan olamaz dedim 3. 3lüğünü potaya gönderdiğinde.. Sonra zaten kanıtlandı bize insan değilde bi makina olduğunu.. O kadar 3lük mü atılır be abi... (:
Bir ara yine bir 3lüğünden sonra ekrana gelince Allen, gözümde Hannibal canlandı... Nerden alaka kurdum bilmiyorum ama dün gece pekte farkları yoktu...
İstanbul Park'taki yarışın son turlarında Jenson Button ve Lewis Hamilton arasındaki çekişmesi sırasında, Lewis'le takımın konuşması...
Team: Understood Lewis ... Anlaşıldı Lewis
Batıdan Lakers, Doğudan Celtic yalnızca 3 saat sonra kozlarını paylaşacak..
İlk maç Los Angeles'ta..
Gönlümüz elbette ki Boston Celtics'ten yana...
Allen,Pierce,Garnett,Rondo ve diğerleri...
Pazar'a kadar...
7.yarış İstanbulPark'ı da atlattık sonunda... Çarşamba gününden başlamıştı mesai. Evim uzak olduğundan yarışın İstanbul'da olması pek fark etmedi benim için, topladım bavulu geçtim 5 günlüğüne anadolu yakasına..
Öncelikle şunu söyleyeyim, İstanbulPark'taki TRT çadırı gerçekten büyük ilgi odağıydı ve çok da canlıydı stüdyo dışında.. Daha iyi olabilirdi stüdyo..
Perşembe ve cuma günleri her zaman olduğu gibi en hareketli günlerdi padok açısından.. 7 Farklı pilotla özel röportaj ve diğer tüm pilotlarla da ayaküstü sohbetler gerçekleşti...
Tabi canlı yayında olmayanlar bizim sabahlamamıza sebep verdi birazcık.. Ayrıca Cuma günü de Mclaren'in yeni garajının tanıtımını yaptık o da bugün ekrandaydı sanırım yayını izleme fırsatı bulamadım pek fazla... Cumartesi günü de pilotların TRT çadırındaki imza günü de görülmeye değerdi...
Pazar gününe kadar tempo hiç değişmeden özel röportajlar, padoktan canlı yayınlar vs. şeklinde devam etti... Pazar günü asıl şov grid de olucaktı ama TRT teknik ekibinin telsiz kameraları padok için ayarlamış olmaları ve sonradan antenlerin yerlerini değiştirmeye zamanları olmadıkları için yayın gerçekleşemedi.. O da olsaydı tadından yenmeyecekti ama kısmet değilmiş ben biraz içinde bulundum gridin şanslı o yüzden şanslı hissediyorum kendimi.. (:
Yarış öncesi favorim her zaman olduğu gibi Lewis Hamilton'du tabi ki.. Objektif yaklaşırsakta zaten artık Hamilton'un podyumun en tepesinde olma zamanı gelmişti.. Şanssızlıkların peşini bırakmadığı adam neyseki bu kez şansının yardımıyla istediği yerdeydi..
Yarış..
Dediğim gibi artık Lewis'in zamanı gelmişti. Button 2.liği ile gelen duble de Mclaren'in ekmeğine yağ sürdü denebilir...
Tabi İstanbulPark'a en çok uyum sağlayan araç olan Mclaren hakettiği yerdeydi ama Redbull'lar yine hızından ödün vermedi.. Bu sefer kendi hatalarının kurbanı oldular. Onu da anlatıcam birazdan...
Şimdilik sadece alabilecekleri 43 puanı altın tepside Mclaren'e sundular diyeyim...
Onun dışında Mercedes'lerde gelişimini iyiden iyiye sürdürüyor... Ross Brawn'ın dediği gibi şampiyonluk isteği olan küçük bir takım gibiler.. Podyum onlara da hiç uzak değil ama RedBull ve Mclaren'e biraz daha yaklaşmaları gerekiyor..
Ferrari'ye gelecek olursak herkesin gördüğü gibi işler hiç de yolunda gitmiyor.. İstanbul'da 800. GP'sine çıktılar, daha iyi bir sonuçla ayrılmaları şık olabilirdi. Bahreyn'de duble yaptıktan sonra takıma birşeyler oldu.. Kubica bugün birkez daha iki Ferrari pilotundan da hızlıydı.. Ama yine de padoktaki Media Only motorhome'u olan tek takım ve medya olarak Ferrari'den çok memnunuz.. (: (:
Sutil yine olmak istediği yerde, 9.sıradaydı.. Tam bir orta sınıf pilotu Sutil. Elindeki araçla yapabileceğinin en iyisini yapmaya çalışıyor ama takım bir türlü gelişme kaydedemiyor.. Sonuçta Sutil, ya 10. yada 9. oluyor... O da işi öğrenmiş aslında puanını alıp bir kenara çekiliyor. Sezon sonu biryerlere gitmek hedefinde...
Sonuçta Mclaren olması gereken yerdeydi bu haftasonu.. Lewis Hamilton'un kazanmış olması da ayrıca bir mutlu etti beni Hamilton Fanı olarak.. Yarış sonrası her zaman olduğu takım fotoğrafı ayrı bir güzeldi..
İstanbul'un ardındansa Mclaren Redbull'un elinden aldı bayrağı 1 puanla takımlar sıralamasında... Pilotlarda ise Webber 5 puanla Button önünde lider. 3.sırada 84 puanla Lewis var...
Ego Kurbanları...
Yarışın 39.turunda RedBullar 1. ve 2. olarak yoluna devam ederlerken altta verilen bir zaman kjsinde son turlarda Vettel'in Webber'e göre biraz daha hızlı olduğu belirtiliyordu.. Bizim F1 Kulübü Erbatur'la başladık sohbete (yarış esnasında sürekli değerlendirmeler,sohbetler yaparız ama bu sefer RedBulların gelecek birkaç turunu konuşmaya başladık)
Erbatur'a dedim yaz Twit'e birkaç tura Vettel Webber'i geçer. O da aynı şekilde bana bunlar
birbirlerini geçerken patlamasınlar dedi... Sonra onun üstünde senaryolar yazmaya başladık 2 tur boyunca.. 41.turda Vettel arka düzlükte yavaş Webber'e içerden -dar bir alandan- atak yaptı. Viraja yaklaşılırken Webber'den yarım araç boyu önde olan Vettel, dışarıya çıkarak virajı almak için sağa doğru kırdı direksiyonunu.. İnatla yavaşlamayıp ve Vettel'in önünü açmayıp devam eden Webber, ön kanadıyla Vettel'in sağ arka lastiğini pattattı. Spin atarak pist dışına taşan Vettel için yarış o an da bitmiş oldu. Önünden geçen Webber'e de ne yapıyorsun dercesine bir hareket bir hareket yapan Vettel araçtan indikten sonra da Webber'in sorunlu olduğunu vurgularcasına işaret parmağını kafasının kenarında
çevirmeye başladı.. Webber'de devam edemeyip orada Vettel ile birlikte araçtan inse hiçte ufak çaplı bir tartışmanın yaşanacağını sanmıyorum... Okay Karacan'ın da söylediği gibi "Çok Büyük Kavga Var" cümlesini hepimiz kurardık.. Olaya yeniden dönersek hatalı olan taraf bence sonuna kadar Webber'dir. Biraz daha yavaşlaması gereken yerde inatla devam eden Avustralya'lıya burada hak vermek kesinlikle yanlış olur... Muhteşem Egoları olan pilotlardan zaten bu tür bir hareket beklenmez zaten... Sezon başından beri RedBull'da bu iş böyle.. Webber kazanıp Seb ikinci olduğunda, Seb hep bi moralsiz suratsız bir halde takılıyor çevrede.. Tam tersinde ise Webber bir ayrı havalarda oluyor.. Bu sefer de o had safhada olan egolarının kurbanları oldular..
Aynı hatayı Mclarenlerin yapmaması sevindiriciydi. Ego konusunda en zayıf takımın Mclaren olduğunu söyleyebilirim. RedBullara dönecek olursak, onlar her zaman olduğu gibi birbirlerinin üstünde olmak için çabalamaya devam edecekler.. Ancak bu yarıştan sonra ne pahasına olursa olsun biri diğerinin altında olmayı kesinlikle kabul etmeyecektir.. Takım arkadaşı gözetmeksizin....
__________________________________
Yarış bittiğinde İstanbulPark, Formula 1 tarihinin unutulmaz sayfaları kısmına yazdırdı adını.. Bundan 2-3 yıl sonra Formula 1'den hikayeler yazarken bu yarıştaki olaylara yer vermezsek ayıp etmiş oluruz sanırım... Mclaren takımı İstanbul'dan müthiş bir mutlulukla İngiltere'nin yolunu tutadursun bende tamamlayayım yazıyı....
Son 10 yılın en çekişmeli sezonunun bir sonraki yarışı 2 hafta sonra Kanada'da... Mclaren ve Lewis için darısı Kanada'ya diyelim...
Posted by tayf.. | Posted on 15:01
Sezonun 7.yarışı olan İstanbul GP'si bugün itibariyle başlıyor.. Tabi pilotlar bugün pistte olmayacaklar, yalnızca padokta basın mensuplarına demeçler verip arada sırada garaja uğrayarak ayarları kontrol edip günü geçirecekler... İzleyiciler için asıl GP, cuma günü başlayacak... Umarım bu kez diğer yıllara oranla tribünleri biraz daha fazla doldururuz... İspanya'da yarış günü 95 bin'in üzerinde izleyici vardı... Yayından da bahsetmek isterdim biraz ama benimde pek fazla bilgim yok.. (: Bildiklerim, yarışı Serhan Acar'ın değil Okay karacan'ın anlatacak olduğu, Okay Karacan'ın yerine de yarış öncesi ve yarış sonrası programları Serhan Asker'in yapıcak olduğu.. Onun dışında umuyorum padoğun heryerinden canlı yayınlar olur... TRT'nin ayrıca bir çadırı olacak İstanbulPark'ta.. F1 Smilatörü, farklı aktiviler ve özel konuklar olacak sanıyorum çadırda... Ayrıca pilotlarda imza dağıtmak için hayranlarıyla burada buluşacaklar diye biliyorum...
Biz bugünden yani perşembeden pazara kadar İstanbulPark'tayız... Umarım güzel bir iş çıkar ortaya..
Zaten koca takvimde tek eksik Amerika'ydı... 2012'de bu eksik gideriliyor... Bugün 2012'den 2021'e kadar Amerika GP'sinin takvimde olacağına dair imzalar atıldı... Amerika 2012'ye kadar Texas, Austin'de yeni bir pist hazırlayacak.. Şimdi bir Amerika takımı ve bir de Amerika'lı pilot gerekiyor...
Türkiye GP'si Ali Sami Yen'de Start Alıyor...
Posted by tayf.. | Posted in formula 1 | Posted on 06:12
Formula 1'de sıra geldi İstanbul Grand Prix'sine... Organizasyon çarşamba gecesi Ali Sami Yen Stadı'nda pilotlar karması ile ünlüler karmasının futbol şöleni ile başlayacak... Kadrolar ise resmi sitede şu şekilde...
Organizasyonun tek eksiği kadroda Schumacher, Hamilton, Alonso, Button gibi şampiyon isimlerin olmaması...






